Ozon Terapi

Ozon Terapi

Ozon Terapi

Ozon, üç oksijen atomundan oluşan bir kimyasal bileşiktir (O3). Ozon, atmosferde genel olarak iki atomlu halde bulunan normal atmosferik oksijene (O2) nazaran çok daha yüksek enerji taşıyan bir yapıya sahiptir. Çok güçlü okside etme özelliği vardır. Etkin bir dezenfektasyon maddesidir. Ozon tedavisi birçok hastalığın tedavisinde destekleyici bir tedavi yöntemidir. Bu olumlu sonuçlar bir seri tıbbi araştırma ve tıbbi yayın ile kanıtlanmış olmakla birlikte kural olarak hastalıkların tedavisinde ozon diğer tedavilere ek olarak uygulanır ve tamamlayıcı tedavi grubuna girer. Diğer tıbbi tedavi yöntemlerinde de olduğu gibi % 100 başarı garantisi verilemez. Tedavi başarısı uygulanan duruma, hastalığın ve hastanın genel sağlık durumuna bağlıdır. Ozon tedavisi ile hastanın genel durumunda iyileşme ve ağrılarında azalma olabilmektedir. Başarı hastanın ve hastalığın durumuna bağlı olduğu gibi uygulanan yönteme, konsantrasyona ve sıklığına da bağlıdır.

Kullanım Alanları


  • Kronik yorgunlukta
  • Allerjik hastalıklarda
  • Kronikleşen üst solunum yolu hastalıkları (Örneğin Kronik Otit, Sinüzit)
  • Dolaşım bozukluklarında
  • Virüslerin sebep olduğu hastalıkların tedavisinde (Örneğin Hepatitler, Uçuklar (herpes))
  • Zor iyileşen enfekte yaralarda (Örneğin Diabetik Ayak, Staz Ülserleri)
  • Enflamatuar barsak hastalıklarında (Örneğin Kolit, Proktit)
  • Eklem hastalıklarında (Örneğin Gonartrozlar gibi)
  • Kas ağrısında (Örneğin Fibromiyaljiler)
  • Nörolojik hastalıklarda (Örneğin Multiple Skleroz, Alzheimer, Parkinson gibi)
  • Yaşlılıkta (Geriatri)
  • Kanser tedavisinde ilave ya da tamamlayıcı olarak ozon bağışıklık sistemini güçlendirici olarak düşük dozlarda "majör otohemoterapi" formunda veya "minör otohemoterapi" olarak
  • Antiaging ve zayıflamada

Ozon Terapi Kimlere Uygulanmaz?

Ozonun uygulanmasının yasak olduğu hastalıklar son derece sınırlıdır.

  • Favizm (alyuvarlarda bir enzim eksikliği ile seyreden (Glukoz 6 fosfat dehidrogenz enzim eksikliği) hastalığında
  • Aşırı alkol kullananlarda
  • Hipertroidi; troid bezi aşırı çalışanlarda
  • İleri derecede kansızlık ve kanla ilgili bazı rahatsızlığı (hemofili, kanama pıhtılaşma hastalıkları v.s.) olan hastalarda
  • Kronik ve tekrarlayıcı pankreas bezi iltihaplarında (Pankreatitler)
  • Yeni gelişmiş kalp enfarktüsü ve kanamanın aktif olarak devam ettiği beyin felci gibi bazı hastalıklarda uygulama yapılmaz

Medikal ozonun iyi bilinen bakterisidal (bakteri öldürücü), fungisidal (mantar öldürücü) ve virostatik (virüs çoğalmasını önleyici) özelliği sebebiyle, enfekte olmuş yaraların dezenfeksiyonunda ve ayrıca bakteri ve virüslerin sebep olduğu hastalıkların tedavisinde kullanılır. Kan dolaşımını arttırma yeteneği sebebiyle dolaşımla ilgili bozuklukların tedavisinde kullanılır.

Düşük dozlarda kullanıldığında, vücudun direncini arttırır diğer bir deyişle ozon bağışıklık sistemini aktive eder. Ozon sayesinde oluşan bu aktivasyona cevap olarak, vücudun bağışıklık hücreleri cytokin (interferon yada interleukin gibi önemli aracıları içeren) adı verilen özel habercileri (mesaj taşıyıcıları) üretir. Bunlar hastalıklara direnmek için uyarılan bütün bağışıklık sistemi boyunca zincirleme bir şekilde pozitif değişiklikler yaratarak diğer bağışıklık hücrelerini haberdar ederler. Bu da medikal ozonun, özellikle bağışıklık sisteminin zayıf olduğu veya bozuk olduğu hastalarda başarılı sonuçların alınmasına yol açar.

Majör Otohemoterapi adıyla bilinen küçük miktarlarda uygulanan ozon sonuç olarak vücudun kendi antioksidanlarını ve serbest radikalleri yok eden enzimlerini aktive ederler. Kronik enflamatuar hastalıklarda ozonun neden kullanıldığı böylece anlaşılmaktadır.

İlgili Yazılar


Fokuslu Ultrason

Fokuslu Ultrason, önce Amerika'da kullanılmaya başlanan 2 yıldır da ülkemizde yoğun şekilde uygulanmakta olan ses dalgaları ile cilt gençleştirme işlemidir.Fokuslu Ultrason'un diğer cilt gençleştirme işlemlerinden farkı yüz ovalini ve gıdıyı toparlama etkisinin daha fazla olmasıdır.

Devamını Oku

İplerle Gençleşme

Özellikle 40'lı yaşlardan sonra yüzümüzdeki yaşlanmaya bağlı değişiklikleri daha net hissetmeye başlamaktayız. Bu yaşlardan sonra kollajen yıkımı hızlanmakta ve bağ dokusu sıkılığını kaybetmektedir. Dolayısıyla hem üst yüzey kırışıklıklarını önlemek hem de yüz ovalini toparlamak için farklı yöntemlere ihtiyaç duyulmaktadır.

Devamını Oku

Botoks Nedir?

Botoks, Clostridium botulinum isimli bir bakteriden elde edilen, kasları gevşetmek amacıyla kullanılan bir ilaçtır. Konservelerin hava almasıyla oluşur. Zehirlenmelere neden olur. Temelde bakterinin kendini korumak için salgıladığı maddedir. Bu ilaç 20 yılı aşkın bir süredir tıbbın değişik dallarında kas kasılmalarını rahatlatmak amacıyla kullanılmaktadır.

Devamını Oku

Estetik Dolgu

Zaman insanlarda karşı koyulamayacak değişiklikler oluşturur. Yaşlanma, yüzde çizgi ve kırışıklıkların belirmesiyle fark edilir. Yıllar geçtikçe, yüz ve dudaklar eski dolgunluğunu, diriliğini yitirmeye başlar. Dudak ve göz çevresinde kırışıklıklar belirir; konuşurken ya da gülerken bunları saklamak olanaksız hale gelir.

Devamını Oku